Anasayfa / Hayvanlar Alemi / Sürüngenlerin Gizemli Gözleri

Sürüngenlerin Gizemli Gözleri

SÜRÜNGENLERİN GİZEMLİ GÖZLERİ

Yeryüzünde birçok hayvan türü yaşamaktadır. Sadece böcek türlerinin toplam sayısı milyonları bulur. İnsan gözü bu kadar çok canlı içinde en fazla teknolojik özelliğe sahip olanıdır. Ancak tek tek incelendiğinde değişik hayvan gözlerinin bazı fonksiyonları açısından fazla özellikleri olduğu görülür. Dünya üzerinde ne kadar hayvan çeşidi varsa o kadar da farklı göz vardır.  Sürüngenlerin de yaşadıkları koşullara ve beslenme ihtiyaçlarına göre göz çeşidi vardır.

Yılan Gözleri

yılan yılan gözleri

Geniş Görüş Açısı:
 Yılanların çoğunun gözleri başlarının iki yanındadır. Bu nedenle her biri farklı görüntüler görür. Gözlerin başın iki tarafında olması ön tarafı görmeye engel teşkil etmez. Hem ön, hem arka, hem de yukarıyı gören yılan, bu sayede son derece geniş bir açıya hakim olur. 


Saydam Göz Kapakları: Yılanların göz kapakları da diğer hayvanların göz kapaklarından çok farklıdır. Görünüşte yılanlarda göz kapağı yok sanılır, ancak aslında gözler saydam bir tabaka ile örtülüdür. Bu saydam tabaka yılanın göz kapağıdır ve hareketsizdir.

Kızılötesi Işın Algılama:
 Yılanların gözleri insanlarınkinden çok daha fazla teknolojik algılama sistemine sahiptir. İnsan gözü belirli dalga boyları arasındaki ışınları fark edebilir. Bazı yılan çeşitleri ise daha yüksek dalga boyundaki ışınları görürler. İnfrared (kızılötesi) denilen bu ışınlar insan tarafından yalnızca ısı olarak algılanabilir. Yılanların infrared ışınlarını görüntü olarak algılamaları bu canlılardaki yan gözcükler aracılığı ile olur. Özel bir filtre gibi çalışabilen alışılmadık işlevi olan bu gözcükler, kızılötesi enerjiyi saptar ve onu beyne gönderir. Beyin de görüş alanının bir resmini veya haritasını oluşturur. Bu gözler sayesinde yılanlar insan görüşünün çok ötesinde yaklaşık olarak 8-12 mikron (milimetrenin binde biri) dalga boyuna kadar görebilir. Ayrıca bu gözcükler infrared ışınlarına karşı insan derisinden yüz bin kat daha duyarlıdırlar. Bu sayede en küçük bir ısı farkı bile hemen hissedilir.


Boa yılanları kayda değer uzaklıklardaki 0.03 santigrat dereceden daha az ısı farklılıklarını hissedebilir ve böylece yoğun yağmur ormanlarında canlı hedefleri kolaylıkla bulabilirler. 

Yeryüzünün daha kuru ve az besinli bölgelerinde yaşayan çıngıraklı yılanların açık alanlarda küçük canlı hedefleri görmeleri de yine infrared görüşe sahip gözleri aracılığı ile gerçekleşir. Çıngıraklı yılanlar bu gözleri aracılığı ile 0.05 santigrat derece gibi çok küçük ısı farklılıklarını hissedebilir ve görünür ışık olmadan saldırmak için sıcak hedefleri bulabilirler. Nitekim bu canlılar tamamen karanlık bir ortamda bile sıcakkanlı bir hayvanı veya insanı, vücutlarından yayılan ısı dalgaları sayesinde bulabilirler. 

Kızılötesi görüşe sahip olan yılanlar görüşlerindeki bu teknolojik özellikler ile günün herhangi bir saatinde avlanabilme olanağı bulurlar. Geceleri de avlanma imkanı sağlayan bu görüş sistemi bir avcı için çok fazla önem taşımaktadır. 

Yaydıkları ısıya göre cisimleri saptama, ileri düzeyde teknolojiye sahip optik aletler yardımıyla askeri alanda da kullanılan bir yöntemdir. Bu yöntemi geliştirmek yıllar sürmüştür. Buna karşın yılanların genetik özelliklerinde bu teknoloji vardır.

Bukalemun Gözleri

bukalemun bukalemun gözleri

Böcekle beslenen bukalemunların avlanma taktikleri sırasında gözleri önemli görevler üstlenmiştir. Bu canlının gözlerinin her biri, öbüründen bağımsız olarak istediği yöne dönebilir. Bu şekilde beyinde iki farklı görüntü meydana gelir. Bukalemun, avına yavaş yavaş yaklaşırken bir gözüyle avını takip eder, öteki gözüyle çevreyi gözetler. Avına iyice yaklaştığında iki gözünü avına odaklayarak avının konumunu tam olarak tespit eder ve dilini hızla avına doğru uzatarak onu yakalar. 

Kaplumbağa Gözleri ,

kaplumbağa kaplumbağa gözleri

Karada yaşayan kaplumbağalar ile suda yaşayan kaplumbağaların göz mercekleri birbirinden farklıdır. Kara kaplumbağalarının göz mercekleri düzdür, deniz kaplumbağalarınınki ise daha küreseldir. Kaplumbağanın suda ve karada yaşayan türlerinin göz merceklerinin farklı şekillere sahip olmasının nedeni gözlerinin bulundukları ortam koşulları ile ilgilidir. Nitekim su kaplumbağasının küresel göz merceği ışığın sudaki kırılma prensibine uygundur. Çünkü küresel mercek cismin görüntüsünü yansıtırken suyla aynı yoğunluğa sahip bir sıvı ile dolu gözde kırılma oluşturmaz. Bunun sonucunda göz merceği dışarıdaki cismin görüntüsünü retina üzerine tam olarak odaklar ve su kaplumbağası suyun içinde son derece net görür. 

Denizlerde yaşayan kaplumbağaların gözlerinin bir diğer özelliği de gözyaşı üretmesidir. Ancak kaplumbağalarda bulunan gözyaşı, gözyaşının bilinen genel özelliklerinden çok farklıdır. Çünkü tuzlu su içen deniz kaplumbağaları boşaltım sistemi sayesinde saf suyu vücutlarına alırken, gözlerinin altına yerleştirilmiş tuz bezleriyle, tuzu yoğunlaştırılmış halde dışarıya akıtır. 

Diğer taraftan kaplumbağaların özel yağ kanalları gözlerindeki damlacıkları emer. Bu yağ, bazı kuş gözlerindeki gibi renkleri filtrelemede kullanılır. 

Timsah Gözleri

timsah-gözü timsah gözleri

Bu canlıların gözleri kafataslarının üstündeki kalın derilerinin koruyuculuğuna ek olarak iki taraflarında yer alan çok sağlam özel iki göz çukurluğu içine yerleştirilmiştir. Kafataslarına yerleştirilmiş olduğundan hareketsiz olan gözlerinin sebebi bu canlılar çok güçlü olan çeneleri ile avlarını ısırırken, gözlerinin zarar görmemesi gerektiğidir. Eğer gözleri bu şekilde olmasaydı iri bir canlıyı ısırırken, çenelerinin basıncından beyinleri ve gözleri zarar görebilirdi. 

Bu canlıların göz bebeklerinde kedi gözlerine benzeyen “yarıklı gözbebeği (stenopeic pupil)” olarak adlandırılan göz bebekleri vardır. Bu göz bebeği gündüzleri parlak ışık olduğunda iğne deliği kamera gibi çalışarak geniş bir görüş derinliğine izin verir. Geceleri göz bebeği yuvarlaklaşıp daha fazla açılarak ışığın gözün içine daha fazla girmesini ve gece karanlıkta rahat görmelerini sağlar. Ayrıca retina tabakasının arkasındaki “tapetum nigrum” adı verilen özel bir doku sayesinde gözlerine giren ışık tekrar yansıtılır ve kuvvetlendirilerek görüşleri keskinleştirilir. Bu şekilde timsahlar hiç ışığın olmadığı bir ortamda bile rahatlıkla görürler. 

Kertenkele Gözleri

sürüngen gözü kertenkele gözleri

Bazı kertenkelelerde göze ek olarak birtakım özel organlar bulunur. Rhyncho-cephalia Sphendontidia türü kertenkelelerin kafalarının üstünde üçüncü bir gözleri daha vardır. Halen işlevi araştırılmakta olan bu gözün küçük bir lensi ve retinası vardır. Işığı hisseden bir organ olan bu göz, üreme dahil hormon üretimini ve ısı düzenleyicisini tetikler. Bu gözde görüntü oluşmaz ama aydınlık ve karanlıktaki değişimlere karşı hassas olduğu için yukarıdan yaklaşan bir tehlikenin oluşturduğu gölgeyi algılayarak kertenkelenin kaçmasını hızlandırır, onu tehlikelerden koruyan bir işleve sahip olabilir. 

Kum kertenkelelerinin alt gözkapağı saydamdır ve bu gözkapağı kendini kuma gömerek kamufle eden kertenkelenin gözlerini kumdan korur. Yalnızca gece avlanan geckoların gözbebekleri ise oldukça büyüktür. Gündüzleri gözbebeği parlak ışıktan korunmak için çizgi şeklini alır. Avrupa’nın birçok kısımlarında rastlanan ve yerine göre “kör-solucan” veya “kahverengi köryılan” (Anguis frangilis), adı verilen ayaksız kertenkele de, ufak olmakla beraber çok kaliteli bir teknolojide görür.

KAYNAK: Doğa bilimleri derneği

 

Sonraki Konu

Kovanı Koruyanlar: Gardiyan Arılar

Kovanı Koruyanlar: GARDİYAN ARILAR                       …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.