Anasayfa / 9. Sınıf Biyoloji Konuları / Canlıların Temel Bileşeni Nükleik asitler

Canlıların Temel Bileşeni Nükleik asitler

 

 

ORGANİK BİLEŞİKLER-ATP ve NÜKLEİK ASİT DNA

atp

ATP-(ADENOZİN TRİFOSFAT)

*ATP, canlılarda meydana gelen yaşamsal faaliyetlere enerji sağlayan bir moleküldür.

*Yapısındaki son iki fosfat bağının kolayca kopmasıyla diğer fosfat bileşiklerinin verebileceği enerjiden daha yüksek bir enerji verirler.

*ATP molekülleri hücreler arasında serbestçe dolaşamazlar.Bu nedenle kullanılacakları yerde üretilirler.Yani her hücre kendi ATP’sini kendi üretir ve hücre dışında kullanamaz.

*ATP depolanamaz.

*Canlı hücrelerde gerçekleşen biyokimyasal tepkimeler ekzergonik(dışarıya enerji veren) ve de endergonik (dışarıdan enerji alan) tepkimelerdir. Bu doğrultuda ATP ‘nin hidrolizi ekzergonik bir reaksiyon iken, ATP’nin sentezi endergonik bir reaksiyondur.

ATP’NİN YAPISI: ADENİN + RİBOZ + P +P +P

Canlılardaki enerji dönüşümleri;

1.Yeşil bitkilerdeki renk pigmenti olan klorofil, güneşten gelen ışık enerjisini soğurarak fotosentez olayı ile kimyasal enerjiye dönüştürür.

2.Karbonhidratlar ve diğer organik moleküllerin yapısındaki kimyasal enerji, oksijenli ve oksijensiz solunum ile biyolojik olarak kullanıma uygun enerji bakımından zengin olan fosfat bağlarına dönüştürülür.

3.Fosfat bağlarındaki yüksek enerji canlıdaki iş enerjisine dönüştürülür.

FOSFORİLASYON:ADP molekülüne fosfat eklenerek ATP sentezlenmesi olayına denir.

ADP + Pi + Enerji → ATP

NÜKLEİK ASİTLER

nukleik-asitler

*Organizmanın genetik bilgi deposu olan nükleik asitler ilk defa 1868 yılında Friedrick Meischer tarafından hücrenin çekirdeğinde bulunmuştur.

*Nükleik asitler çekirdek asitleri anlamına gelir.

*C, H, O, N ve P elementlerini kapsayan nükleik asitler, hücreler tarafından sentezlenen organik moleküllerin en büyükleridir.

 

NÜKLEİK ASİTLERİN YAPISI

*Nükleotit denilen temel birimlerden oluşurlar.

*Nükleotit = Azotlu organik baz + Şeker + Fosforik asit

*Oluşumu ise şöyledir; Baz ve şeker aralarında glikozit bağı kurarlar.Dehidrasyon sentezi ile birleşerek nükleozit’i oluştururlar.Daha sonra nükleozitin fosfat ile ester bağı kurması sonucu nükleotit oluşur.

*Nükleik asitlerin her canlıda farklı bilgiler taşımasının nedeni nükleotitlerin sayı ve dizilişleridir.

Nükleik asitlerin yapısal birimlerini de kısaca açıklayalım;

1.Azotlu organik baz: Pürin ve Pirimidin olarak ikiye ayrılır.

PÜRİN GRUBU: Adenin ve Guanin

PİRİMİDİN GRUBU: Sitozin, Timin ve Urasil

*Timin sadece DNA yapısına katılır.

*Urasil sadece RNA yapısına katılır.

2.Pentozlar: Nükleotitin yapısına katılan şeker molekülleri.

*DNA’nın yapısına deoksiriboz katılır.

3.Fosforik asit: DNA ve RNA’nın yapısına katılan ortak moleküllerdendir.

NÜKLEİK ASİT ÇEŞİTLERİ

Hücrede DNA ve RNA olmak üzere iki çeşit nükleik asit görev yapar.

nukleik-asit-cesitleri

 

 

 

 

 

 

 

 

 

DNA(DEOKSİRİBONÜKLEİKASİT)

                                      

 

DNA’nın

Bulunduğu

Yerler

Prokaryot hücrelerin sitoplazmasında

Ökaryot hücrelerin çekirdeklerinde(kromozomlarda)

 

Bir kısmı da mitokondri ve kloroplastlarda

1949 ve 1953 yılları arasında

Erwin Chargaff adlı bilim adamı,

DNA’nın baz içeriği üzerinde çalışmış ve

baz içeriğinin türden türe değiştiğini fakat

her durumda adenin sayısının timin

sayısına (A=T) ve sitozin sayısının da

guanin sayısına (C=G) eşit olduğunu bulmuştur. Yani purinlerin toplam sayısı pirimidinlerin toplam sayısına eşittir. A+G=C+T. Bu kurala Chargaff Kuralı denir.

Birçok farklı canlıdan elde edilen DNA’nın analizi yapıldığında şu bilgilere ulaşılmıştır.

**DNA’nın baz dizilişi her canlıda farklılık gösterir.

**Baz sayısı beslenme, yaş veya çevre şartlarına bağlı değildir.

**Bir canlının değişik dokularından elde edilen baz sırası birbirinin aynısıdır.

**Adenin sayısı =Timin sayısı ve Guanin sayısı=Sitozin sayısı

**Toplam Pürin Sayısı=Toplam Pirimidin sayısı

**A+T/G+S oranı her tür için karakteristik ve sabittir.

   1953 yılında Amerikalı biyolog Watson ve İngiliz fizikçi Crick DNA yapısını bir modelle açıklamıştır. Bu modele göre DNA, merkezi bir eksen etrafında sağa dönük olarak bükülmüş bir çift sarmal(heliks)oluşturan, iki nükleotit zincirinde meydana gelmiş merdivene benzeyen bir moleküldür.Bu sarmal yapısı 1953’te Nature dergisinde yayınlandığından beri Watson-Crick modeli olarak anılır.

+Sarmalın iki tarafını deoksiriboz şekerleri ve de fosforik asit molekülleri oluşturur.

+Basamaklar ise pürin ve pirimidin baz çiftlerinden meydana gelmiştir.

+İki iplik, baz çiftleri arasındaki zayıf hidrojen bağları ile birbirine bağlanmıştır.

 

RNA (RİBONÜKLEİK ASİT)

 

rna

 

Yapısı ribonükleotitlerden oluşur.

 

Ribonükleotitler = A-T-G-C Azotlu Bazları + Riboz Şekeri + Fosforik asit

 

Ribonükleotitler fosfodiester bağlarıyla bağlanır. Yapısı tek zincir halindedir ve DNA’dan küçüktür. RNA’lar protein sentezinde görev yaparlar. DNA’lardan sentezlenirler. Bu sentez sırasında RNA Polimeraz enzimi görev yapar.

 

 

 

RNA ÇEŞİTLERİ
 
1.Ribozomal RNA: *RNA’ların %80’inden fazlasını oluşturur.
 
                             *Her zaman ribozomların yapısal proteinine bağlı olarak bulunur.
 
                             *Ribozomların %50’si RNA’dan %50’si ribozomal proteinden meydana gelir.
 
                             *r RNA molekülleri nukleusta, nuklesun kontrolünde sentezlenir.
 
                             *Nukleusta DNA’dan transkripsiyonla meydana gelen r RNA molekülleri, sitoplazmada sentezlenip porlardan geçerek nukleusa giren ribozomal proteinlerle birleşip ribozomal alt birimlerini oluşturur.
 
                           *Ribozom alt birimleri nukleus porlarından geçerek sitoplazmaya gönderilir.
 
                             *Büyük ve küçük olmak üzere iki alt birimden meydana gelirler.
 
2.Mesajcı RNA:
*RNA’ların % 3-5’ini oluştururlar..
*Hücrenin protein çeşidi kadar m RNA çeşidi DNA molekülü üzerinde nukleusta sentezlenir ve sitoplazmaya gönderilir.

 

 

DNA’nın

 

              

%1-2 kadarı r RNA ve t RNA için kodlama yapar.

Geri kalan kısım ise m RNA için kodlama yapar.

 
    
 

 

 

*m RNA’lar birkaç kez kullanıldıktan sonra sitoplazmada enzimlerle parçalanır.

 
*DNA’nın tek zinciri üzerindeki belli bir bölge, oluşacak m RNA için kalıp olarak iş görür. Üç nükleotidin belli bir sırada yerleşmesine kodon(triplet) denir. Bu diziliş belli bir amino asidi belirler.Kodonların belli bir sırada yerleşmeleri de özel bir proteini belirler.
 
*Her m RNA’nın bir başlangıç kodonu= AUG, GUG, AGU ve bir de bitiş kodonu=UAA vardır.
 
*Her bir amino asit bir kodon sayesinde protein sentezine dahil edilir.
 
*m R.tNA yapımı DNA’nın kontrolündedir fakat yıkımı kontrolsüzdür.
 
3.Transfer (Taşıyıcı) RNA: *RNA’ların %10-15’ini oluştururlar.
 
                                               *Nukleusta transkripsiyonla sentezlenir ve nukleus porlarından geçerek sitoplazma içinde dağılırlar.
 
                                               *Transfer RNA’lar sitoplazmada bulunan kendine has amino asitleri bir uçlarına bağlayarak ribozomlara taşır.Her amino asit için en az bir     t RNA molekülü bulunur.Transfer RNA’lar taşıdıkları amino asite göre isimlendirirler.
 

 

             DNA

       RNA

Bulunduğu yerler

Esas olarak nukleusta, mitokondri ve kloroplastlarda

Sitoplazmada, nukleus ve kromozomlarda

Pirimidin bazlar

Sitozin (C)

Timin (T)

Sitozin (C)

Urasil (U)

Purin bazlar

Adenin (A)

Guanin (G)

Adenin (A)

Guanin (G)

Pentoz

Deoksiriboz

Riboz

Tipleri

Sadece bir tane

3 tip

Görevi

Genetik bilgi

Protein sentezi

Hidroliz edici enzim

Deoksiribonuklez (DNAaz)

Ribonukleaz (RNAaz)

Oluşumu

DNA polimeraz ile kendini replike eder

DNA’dan RNA polimeraz ile sentezlenir.

 

 

 

 

 

 

Sonraki Konu

Hücrenin Keşfi

     Antony van Leeuwenhoek ve arkadaşlarının 17.yy’da gerçekleştirdiği mercek üretimi yeni keşiflerin yolunu hızla …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*